English Kurdi Türkçe
251 93 00

Kadınlar, kadın cinayetlerini tartıştı

24.08.2017

Bağlar Belediyesi Kardelen Kadın Evi öncülüğünde, DÖKH bileşenleri kadın cinayetlerine yönelik çalıştayda bir araya geldi. Çalıştayda konuşan Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyologu Evin Güleker, kadın cinayetlerinin son 19 yıl içersinde artış gösterdiğini ve bu nedenle kadın mücadelesi yürüten kadın kurumları olarak yaptıklarını ve yapamadıklarını konuşacaklarını ifade etti. DÖKH, yeni yaşamı inşa sürecinde demokratik özerklik kapsamında özgün kadın meclisleri, madde bağımlılığı ve yozlaşma, çocuk istismarı ve önleyici tedbirler, kadın katliamları ve ekonomi şeklinde 5 başlıktan oluşan çalıştayların dördüncüsü olan “Kadın Katliamları Çalıştayı”nı Ceren Kadın Derneği’nde gerçekleştirdi. Çalıştaya Ceren Kadın Derneği, Ekin Ceren Kadın Merkezi, Bağlar Belediyesi Kardelen Kadın Evi, Amida Kadın Danışmanlık Merkezi, Silvan Meya Kadın Danışmanlık Merkezi, Lice Nujiyan Kadın Danışmanlık Merkezi, DİKASUM katıldı. ‘Kadın cinayetleri son 19 yıl içersinde artış gösterdi’ Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyologu Evin Güleker, kadın cinayetlerine genel bir bakış olarak çalışma yürüteceklerini kaydederek, paylaşılan bilgilerle birbirlerine katacak çok şeyin olduğunu belirtti. Kadın cinayetlerinin son 19 yıl içersinde artış gösterdiğini, kendilerinin de kadın mücadelesini yürüten kadın kurumları olarak kadın cinayetlerine karşı yaptıklarını ve yapamadıklarını konuşacaklarını ifade etti. Güleker, AKP hükümetinin 12 yıllık bilançosunun kadınlar açısından ağır olduğunu, bakanlıkların değiştiğini ama algıların değişmediğini söyledikten sonra, “Kadın Cinayetlerine Genel Bir Bakış” adlı sunumunu gerçekleştirdi. ‘Kadınlar sevdikleri erkekler tarafından katlediliyor’ Sunumda kadınların bir erkek veya erkek grubu tarafından öldürülmesi veya ölüme zorlanmasının kadın cinayeti olarak adlandırılmakta olduğunu belirten Güleker, kadın cinayetinin kadına yönelik şiddetin bir biçimi olduğuna işaret etti. Kadın cinayetlerinin özellikle kadının “en güvenli” olduğu aile ortamında katledilmesin daha fazla karşılarına çıktığını söyleyen Güleker, “Kadınlar, kardeşleri, erkek arkadaşları, sözlüleri ya da eşleri tarafından katlediliyor. Yani kadınlar, sevgi bağı ile bağlandığı erkekler tarafından öldürülüyor. Kadınlar ya devletin ya toplumun ya da başka unsurlar tarafından sürekli namlunun ucundadır” dedi. ‘Hükümet kadın düşmanlığı yapıyor’ Güleker, AKP Hükümetinin kadın düşmanlığı yaptığını vurgulayarak, iktidara geldiği 2002 yılından 2011 yılına kadar 6 bin 428 kadının vahşice katledildiğini belirtti. 2013 yılı içersinde 237 kadının katledildiğini dile getiren Evin, 2014 yılının ilk Ocak ayında 27, Şubat ayında 15, Mart ayında 24, Nisan ayında 25, Mayıs ayının ilk 15 gününde ise 15 kadının katledildiğini söyledi. ‘Reklam dünyası ‘kadın imgesi’ni sömürüyor’ Evin’in ardından konuşan Kardelen Kadın Evi Seval Demirhan ise, “Kadın Cinayetleri ve Medya Unsuru” adlı sunumu gerçekleştirdi. Medyanın kadın cinayetlerini meşrulaştırdığını dile getiren Seval, medyada kadınların salt eş ya da annelik konumunun altını çizen veya fedakarlık niteliğini ön plana çıkaran içeriklerin yer aldığını ifade etti. Kadının bacakları, dudakları, saçları ile reklamlarda yer alan “fetiş nesnelere” örnek gösterilebildiğini belirten Seval, kadınların cinsel bir obje olarak kullanıldığını da sözlerine ekledi. Demirhan, “Reklam dünyası da ‘kadın imgesi’ni sömürüyor. Hem görsel hem de yazılı basında kadının cinselliği ön planda tutuluyor. Bundan dolayı Türkiye’de internet, yazılı ve görsel basın erozyon içersindedir. Medya, kadın katliamlarını ve şiddeti sıradanlaştırıyor” dedi. ‘Cinayet dosyalarında kadın sürekli iftiraya maruz kalıyor’ Kadın cinayetlerinin hukuksal boyutunu değerlendiren Avukat Emel Sayın, “Kadın şiddetle karşılaştığında karakola gidiyoruz ve karakolda barışsınlar denilerek sorunu orada çözmeye çalışıyorlar. Hakim ve savcıların politik bakış açısı olarak bakmayıp bir angarya olarak gördükleri için bir uzlaşmaya gidilip başından atmak istiyor” dedi. Sayın, hiçbir kadına yakın koruma tahsis edilmediğini belirterek, bu şekilde kadın cinayetlerinin yargı eliyle tekrar yapıldığına dikkat çekti. Sayın, “İndirim cezaları, tahrik indirimleri ile bunu yapıyor. Cinayet dosyalarında kadının sürekli iftiralara maruz kaldığı gerekçe gösterilerek, tahrik indirimi unsuru olarak gösteriliyor. Yargı şu an erkek egemen zihniyetle uygulanıyor ve kadın ölümü hak eden bir noktada duruyor. Kanun yapılarak bir yol katledilemez. Bu bir politik sorundur” diye konuştu. Kadın cinayetlerinin hukuksal boyutuna ilişkin değerlendirmelerin ardından verilen aradan sonra kadınlar tartışma ve değerlendirmelerle devam edecek.